Daha Güvenli İnternet Günü (10 Şubat) öncesinde, Birleşik Krallık’ın kültür ve eğitim alanındaki uluslararası kuruluşu British Council, her tür bağlamda uzaktan İngilizce öğretimini desteklemek amacıyla pratik ipuçları paylaşıyor. Bu öneriler, COVID-19 pandemisi sırasında öğretmenlerin, TeachingEnglish adı verilen, İngilizce öğretmenleri ve öğretmen eğitmenleri için küresel bir ağ üzerinden kurdukları etkileşimler yoluyla dile getirdikleri destek ihtiyacını karşılamak üzere, British Council uzmanları tarafından hazırlanan ücretsiz bir e-kitaptan alınmıştır.

Ücretsiz derleme; uzaktan öğretimle ilgili 25 başlıkta başlangıç rehberleri, pratik ipuçları, özel hususlar ve ek kaynaklar içermektedir. Bu başlıklar arasında çevrim içi güvenlik, kapsayıcılık, ebeveyn ve öğrenci desteği, çevrim içi ölçme ve değerlendirme, telefon ve SMS kullanımı, Zoom, Facebook ve YouTube gibi platformlar ile öğretmenlerin refahı (wellbeing) yer almaktadır.

British Council İngilizce ve Okul Eğitimi Akademik Direktörü ve e-kitap katkıcısı Amy Lightfoot şöyle diyor:
“Pandemi 2020’de başladığında, çevrim içi öğretim hala oldukça niş bir alandı ve çoğu öğretmenin buna ihtiyaç duyduğu bir durum yoktu. 2026’ya geldiğimizde ise bunu çok daha rahat yapıyoruz. Yine de temellere dair bilgilerimizi tazelemek önemli ve bu yayın tam olarak bunu yapmanıza yardımcı oluyor. Öğrencilerimizin güvenliğini sağlamaktan, ekran başındayken öğrencileri konuşturmanın farklı yollarına kadar, bu kitap öğretmenlerin uzaktan öğretim becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak pratik fikirlerle dolu.”

Uzaktan İngilizce öğretimini desteklemek için 10 pratik ipucu

1. Öğrencileri çevrim içi ortamda güvende tutmak.
 
Öğrenciler ve daha küçük yaştaki öğrencilerin ebeveynleri, olası çevrim içi risklerin ve eğitim kurumları tarafından oluşturulan koruma ve bildirim süreçlerinin farkında olmalıdır. Öğretmenler güvenli, kuruma ait cihazlar kullanmalı ve kişisel bilgileri korumalıdır.

Güvenli bir sanal ortam oluşturmak; çevrim içi derslere erişimi kontrol etmeyi, katılımı izlemeyi, yetkisiz erişimi önlemeyi, bulanık arka planlar kullanmayı, dersleri kaydetmekten kaçınmayı ve siber zorbalık riskini azaltmak için öğrenciler arasındaki özel sohbetleri devre dışı bırakmayı içerir. Öğrenciler, mümkün olduğunda bir yetişkinin gözetiminde, evde uygun ortak alanlardan derslere katılmalıdır.

2. Zoom: çevrim içi İngilizce öğretimi için en iyi ipuçları.
 
British Council uzmanlarının Zoom kullanımıyla ilgili önerileri; ekran, video ve ses paylaşımı konusunda net yönergeler sunmayı, etkileşimi artırmak için beyaz tahta ve açıklama araçlarını kullanmayı ve katılımcıları beklemeye alarak, özel sohbetleri kullanarak ya da ayrı odalarda çalışarak gruplar ve bireylerle ayrı ayrı iletişim kurmayı içerir.

3. Çevrim içi öğretimde nöroçeşitliliği desteklemek.
 
“Nöroçeşitlilik”, beyinlerin farklı şekillerde gelişmesini ve bunun düşünme ve öğrenmeyle ilgili çeşitli güçlü yönler ve zorluklar ortaya çıkarmasını ifade eder. Nöroçeşitli öğrenciler için uzaktan öğretimi daha destekleyici hale getirme yolları arasında, ebeveynler veya vasilerle konuşarak öğrencileri ve öğrenme ortamlarını daha yakından tanımak yer alır.

Ayrıca, öğrencilere aynı öğrenme hedeflerine ulaşmaları için rehberlik ederken; verdikleri yanıtların düzeyi, kullandıkları kaynaklar ve etkinlikleri tamamlama biçimleri konusunda seçenekler sunarak öğretimi farklılaştırmak da önemlidir.

4. Ebeveynlerin ve bakıcıların uzaktan öğrenmeyi desteklemesine yardımcı olmak.
 
İlk adım, öğretmenlerin ebeveynlerle, e-posta ya da düzenli internet erişimleri olmasa bile, iletişim kurabileceği yollar bulmaktır. Diğer ipuçları arasında, çocuklarının ne öğreneceğine dair açık ve sade bilgiler paylaşmak ve teknik terimler yerine günlük bir dil kullanmak yer alır.

Konuların ev ve aile yaşamıyla nasıl bağlantılı olduğunu vurgulamak, çocuğun halihazırda bildiklerinin üzerine inşa edilen pratik etkinlikler önermek ve aileleri uygun ders kitabı bölümlerine yönlendirmek, çocukların sürekli öğretmen desteği olmadan daha bağımsız çalışmasına yardımcı olabilir.

5. Uzaktan öğretimde öğrenci motivasyonunu sürdürmek.
 
Motivasyonu sürdürmek, öğrencileri fikirlerini, tercihlerini ve geri bildirimlerini sorarak sürece aktif biçimde dahil etmekle başlar; böylece kendilerini duyulmuş ve değerli hissederler. Ters yüz öğrenme, grup projeleri ve akran öğretimi gibi çeşitli ders formatları kullanmak, öğrenmeyi canlı ve ilgi çekici kılar.

Dersleri yönetilebilir parçalara bölmek, öğrenmeyi daha az bunaltıcı hale getirir ve zorluklar ortaya çıktığında esneklik sağlar. Son olarak, olumlu bir tutum öğrencilere güven verirken, roller ve sorumluluklar vermek aidiyet ve özgüven kazandırır.

6. Ders kitabınızı çevrim içi kullanmak.
 
Öğretmenlerin, gerekli içeriği kapsarken aynı zamanda ilgi çekici çevrim içi dersler sunmak için ders kitabı etkinliklerini uyarlayabilecekleri pek çok yol vardır. Öğretmenler, ders kitaplarının dijital sürümlerini talep ederek ya da belirli etkinlikleri öğrencilere göstermek için fotoğraf çekme izni alarak işe başlayabilirler.

Diğer faydalı fikirler arasında ek açıklamalar sunmak için video ve ses kayıtları hazırlamak, konuyla ilgili videoları çevrim içi paylaşmak, eş zamansız öğrenme ve geri bildirim için paylaşımlı sürücüler veya çevrim içi sınıflar kullanmak ve canlı derslerde ara odalar veya grup sohbetleriyle etkinlikler geliştirmek yer alır.

7. Kendi görsel-işitsel içeriğinizi oluşturmak için ipuçları ve araçlar.
 
Uzaktan öğretim yaparken öğrenciler için içerik oluşturmak, dersleri kişiselleştirmeye ve çeşitlendirmeye yardımcı olur. Temel ipuçları arasında dersleri daha küçük bölümlere ayırmak, ana mesajları içeren metinler hazırlamak, kayıt sürecinin teknik yönlerini dikkate almak ve YouTube, ses kayıt cihazları veya OneNote gibi erişilebilir araçlar kullanmak bulunur.

8. Öğrencileri çevrim içi değerlendirmek.
 
Uzaktan çalışırken öğretmenlerin, ders sırasında ve ödevler yoluyla neyi değerlendirmek istediklerini belirlemeleri gerekir. Katılım, yaratıcılık ve özgüven gibi geleneksel olmayan değerlendirme biçimleri de dahil edilebilir.

Sürekli kayıt tutmak, öğretmenlerin ilerlemeyi takip etmelerine, dersleri planlamalarına ve dönem sonu ya da yıl sonu raporları yazmalarına yardımcı olur. Gözlem, öz değerlendirme ve akran değerlendirmesi etkinlikleri ile çevrim içi anketler ve quizler faydalı teknikler arasındadır.

9. Sınırlı teknolojiyle uzaktan öğretim yapmak.
 
İnternet erişiminin çok sınırlı olduğu bağlamlarda, uygun platformları seçerken öğrencilerin farklı teknolojilere erişimlerini ve bunları nasıl kullandıklarını araştırmak büyük önem taşır. Küçük yaştaki öğrencilerin ebeveynleriyle izin ve gizlilik kontrolleri yapmak da kritik öneme sahiptir.

Telefonlar ve SMS, materyal paylaşımı için etkili araçlar olabilir; Facebook veya WhatsApp’taki kapalı gruplar, dinleme ve telaffuz çalışmaları için video ya da televizyon içerikleri ve okuma, dil bilgisi ile kelime çalışmaları için basılı kaynaklar da uzaktan öğrenmeyi destekleyebilir.

10. Uzaktan öğretim yaparken öğretmen refahını yönetmek.
 
Öğretmenlik en stresli mesleklerden biridir ve refahı sağlamak, her birey için hangi stratejilerin en iyi sonucu verdiğini ve hangi stres faktörlerinin kontrolümüzde olup olmadığını belirlemekle başlar.

Uzaktan öğretim yaparken net çalışma saatleri belirlemek, özel bir çalışma alanı oluşturmak ve günlük rutinler geliştirmek, iş ve ev yaşamını ayırmaya yardımcı olabilir. Güne hareketle başlamak ve bitirmek, aileler ve öğrencilerle müsaitlik konusunda net olmak, her gün işleri toparlayıp kaldırmak ve ertesi gün için kısa bir yapılacaklar listesiyle günü sonlandırmak, uzun vadeli stresi azaltmaya katkı sağlar.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı