Türkan Şoray: 'Hayatımın Filmi 'Sinemam ve Kızım' Olurdu'
Türkan Şoray, bayramların çocukluk anılarını ve aile bağlarını önemsiyor. Hayatının filmi 'Sinemam ve Kızım' olurdu, oyunculuğa eğitimle başlamayı tercih ederdi.

Bayram denince akla ilk gelenlerin çocukluk anıları olduğunu söyleyen Türkan Şoray, o günlerin heyecanını hâlâ taptaze yaşadığını belirtti. Bayramlarda yeni giysiler alma umudu, büyükleri ziyaret etme ve el öpme geleneğiyle dolu günlerin kendisi için çok özel olduğunu dile getirdi.
Bayramların Değişen Atmosferi
Şoray, günümüzde bayramların eski tadının kalmadığını ancak hâlâ bayram geleneğini sürdürenlerin çoğunlukta olduğunu ifade etti. İnsanların artık bayramlarda tatil yapmayı tercih ettiğini, bu durumun yaşamın zorluklarından kaynaklandığını düşündüğünü belirtti.
Bayram ve Aile Ritüelleri
Bayramlarda kardeşleriyle annelerini anmak üzere kabristana gittiklerini, ardından aile üyeleriyle bir arada vakit geçirdiklerini söyleyen sanatçı, dışarı çıkmaya pek sıcak bakmadığını açıkladı. Bayramın affetmek, kavuşmak ve şükretmek anlamına geldiğini, insanların kucaklaşması ve yardımlaşmasının bayramın en güzel yönleri olduğunu vurguladı.
Çocukluk ve Aile Anıları
Türkan Şoray, sıcak bir aile ortamında büyümenin önemine değindi. Kendisinin ve kardeşinin babalarının yokluğunda, annelerinin büyük çabasına rağmen tam anlamıyla sıcak bir yuva ortamı bulamadıklarını anlattı. Günümüzde terk edilmiş, sevgisiz ve ilgisiz bırakılmış çocukların varlığına dikkat çekerek, bu çocuklara dokunabilmeyi ve onları mutlu edebilmeyi çok istediğini ifade etti.
Günlük Hayat ve Kişisel İlgi Alanları
Evde vakit geçirmeyi seven Şoray, sosyal medyayı takip etmek yerine gazetelerden haberleri takip ettiğini söyledi. Ara sıra resim yaptığını ve okuma alışkanlığına sahip olduğunu belirtti. Kardeşleriyle sık sık buluştuğunu, kızının kahkahalarını duymanın en büyük mutluluğu olduğunu dile getirdi.
Hayatının Film Adı ve Oyunculuk
Hayatını anlatacak bir film çekilse adının "Sinemam ve Kızım" olacağını belirten Türkan Şoray, kendisini canlandıracak kişinin esmer güzellerden biri olabileceğini söyledi. Oyunculuğa bugün başlasaydı öncelikle eğitim alacağını ifade etti.
"Selvi Boylum Al Yazmalım"ın Önemi
Şoray, "Selvi Boylum Al Yazmalım" filminin kalplerde ayrı bir yere sahip olmasının nedenini, aşk ile emek arasındaki seçimin hikayesi olarak açıkladı. Filmin müziği, senaryosu ve yönetmeninin büyük katkısı olduğunu ve emeğin aşkta da önemli olduğunu vurguladı.
Oyunculuk ve Eğitim Görüşleri
Haluk Bilginer'in "Bu işin eğitimi yoktur" sözlerine katılan Şoray, oyunculuğu deneyimleyerek öğrendiğini ancak eğitim alsa daha rahat olacağını düşündüğünü belirtti. Haluk Bilginer gibi bir oyuncu tanımadığını samimi bir şekilde ifade etti.
Güzellik ve Estetik Algısı
Uzun yıllar Türkiye'nin en güzel kadınlarından biri olarak anılan Şoray, bu durumun ne yük ne de avantaj olduğunu, hayattaki farkındalığı sayesinde bu algıya takılmadığını söyledi. Yaş almanın sadeliğin önemini anlamak olduğunu belirtti ve karakteristik, kusurlu tiplerin günümüzde daha çok ilgi çektiğini dile getirdi.
Kızgınlık ve Tahammülsüzlük
Laubalilik ve ikiyüzlülüğe tahammülünün olmadığını söyleyen sanatçı, bu tür davranışların kendisini çok sinirlendirdiğini ifade etti.
Kamera Önünden Uzak Kalışı ve Geri Dönüş Koşulları
Uzun süredir kamera karşısında olmayan Şoray, dönmek için kalbini çarpacak, ruhuna hitap edecek bir senaryo aradığını söyledi. Son zamanlarda birkaç sinema projesini okuduğunu ancak kabul etmediğini belirtti. Setlere dönmesi için aşk filmlerinin dışındaki, tek kahramanın sürüklediği projelerin uygun olacağını ifade etti.
Yeşilçam Anıları ve Bayram Mesajı
Yeşilçam'daki en mutlu döneminin her sahnenin kendisi için çok değerli olduğu zamanlar olduğunu söyleyen Şoray, çok değerli oyuncularla çalışma şansına sahip olduğunu belirtti. Bayram mesajı olarak ise herkesin her gününün bayram gibi geçmesini, barış, huzur, mutluluk ve kardeşlik duygularının hâkim olmasını diledi.
Aşk ve Hayata Bakışı
Bircan Usallı Silan'ın "Türkan ve Hayat" adlı kitabındaki açıklamalarına atıfta bulunan Şoray, aşık olmanın güzel bir duygu olduğunu fakat ölene kadar süren aşkın sadece filmlerde mümkün olduğunu söyledi. Aşkın zamanla ayrılık veya ihanetle karşılaşabileceğini bilerek yaşanması gerektiğini belirtti. Bazı uzun süreli çiftleri hayranlıkla izlediğini, bunun saygı, romantizm ve dostluğu yitirmemekle ilgili olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Aşk Filmleri ve Duygusal Mesafeler
Çok sayıda aşk filminde oyuncu olarak yer alan Şoray, duygusal anlamda yakınlık hissetmediğini, sahneler çekilirken dünyadaki en yakışıklı erkek bile olsa şalteri kapattığı anda olayın bittiğini söyledi.
Günümüz Sineması ve Diziler
Son dönemde sinemada başarılı işler olduğunu belirten Şoray, Berlin Film Festivali'nde "Sarı Zarflar" filmiyle Altın Ayı alan İlker Çatak ve "Kurtuluş" filmiyle Gümüş Ayı kazanan Emin Alper'i tebrik etti. Almanya'daki bu başarıları sinemanın zaferi olarak değerlendirdi. Dizilerde de çok emek olduğunu, çekimlerin uzun sürdüğünü ve seyircinin bunu bilmesi gerektiğini söyledi. Uzatılan dizilerin hikayelerinin doğru zamanda sonlandırılması gerektiğini de ekledi.
Anne-Kız İlişkisi
Kızı Yağmur ile arasında dostluk, arkadaşlık, güven ve sırdaşlık temelli güçlü bir bağ olduğunu belirten Şoray, onun vicdanlı, adaletli, mütevazı ve sevecen yapısını hayranlıkla izlediğini ve kızına sahip olduğu için şükrettiğini söyledi. Kendi heyecanlı ve sabırsız yapısının aksine Yağmur'un soğukkanlı ve sakin olduğunu, bazen onu yatıştırdığını anlattı.
Lale Güneş
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.