4 Haziran 2026 Perşembe
Sosyal Medya26 02 202617:503 dk okuma1 okunma

TİHEK, YouTube'un Filistin İçeriklerine Getirdiği Kısıtlamalar Nedeniyle Ceza Verdi

TİHEK, YouTube'un Filistin içeriklerini kısıtlaması nedeniyle Google'a 204 bin lira ceza verdi. Kararda, kısıtlamaların siyasi görüş ayrımcılığı olduğu belirtildi.

TİHEK, YouTube'un Filistin İçeriklerine Getirdiği Kısıtlamalar Nedeniyle Ceza Verdi

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), YouTube platformunda "Filistin", "Gazze" ve "Kudüs" başlıklı video içeriklerinin kaldırılması ve kısıtlanmasıyla ilgili inceleme yaparak, siyasi ve felsefi görüş temelinde ayrımcılık yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle Google İstanbul Bilgi Teknolojileri Limited Şirketi'ne 204 bin 285 lira idari para cezası uyguladı.

Başvurunun Detayları ve İnceleme Süreci

TİHEK tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları hakkında kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçlayan bir gazetecinin sosyal medya kanalında paylaştığı videoların YouTube tarafından engellendiği, kısıtlandığı ve videoların yayından kaldırıldığı iddialarının incelendiği belirtildi.

Başvuruyu yapan gazeteci, kanalına defalarca uyarı geldiğini, paylaşımlarının kısıtlandığını, sansür itirazlarının gerekçesiz reddedildiğini, yeni video yükleyemediğini ve kanalının tamamen kapatılacağı yönünde uyarılar aldığını, bu sebeple mesleki faaliyetlerini sürdüremediğini ifade etti.

TİHEK'in Değerlendirmesi ve Kararı

Kurul, başvuranın yüklemek istediği içeriklerin, İsrail'in Filistin halkına yönelik soykırım eylemlerine ve buna karşı gelişen toplumsal tepkilere ilişkin haber niteliğinde olduğunu tespit etti. Videoların "şiddet propagandası" içermediği, aksine İsrail'in Gazze'deki eylemlerine dair makul gerekçeler taşıdığı sonucuna vardı.

Kısıtlamaların siyasi ve felsefi görüş temelinde ayrımcılık yasağını ihlal ettiği hükmüne varan TİHEK, işlemi gerçekleştiren Google İstanbul Bilgi Teknolojileri Limited Şirketi'ne üst sınırdan idari para cezası verilmesine oy birliğiyle karar verdi.

Kararın Gerekçeleri

Kurul kararında, basının "kamu bekçisi" rolü gereği toplumsal olayları duyurma görevinin bulunduğu ve söz konusu videoların İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımını ve buna karşı dünya kamuoyunun tepkisini yansıttığı vurgulandı. Gazze'deki insanlık trajedisine karşı duruşun ve haberleştirmenin kişinin sosyopolitik tutumunu gösterdiği ifade edildi.

Videolara getirilen kısıtlamanın "siyasi ve felsefi görüş" temelinde "ayrımcı muamele" olduğu belirtilirken, engellemenin başvuran ve diğer basın mensupları üzerinde otosansüre yol açacak caydırıcı bir etki yarattığına dikkat çekildi.

Ayrıca YouTube'un itiraz süreçlerinde başvurana sunduğu yanıtların soyut ve hangi içeriklerin ihlal oluşturduğu konusunda açıklayıcı olmadığı, bu durumun etkili başvuru yolunu engellediği belirtildi.

Uluslararası Hukuk ve Sosyal Medya Politikaları

TİHEK, Gazze'de yaşanan soykırıma ilişkin gerçeklerin uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri ihlal edilerek gizlenmeye çalışıldığına, İsrail'in aktif bir politika izlediğine dikkat çekti. Sosyal medyanın gücüyle soykırıma karşı tepkilerin arttığına işaret edilen kararda, bazı sosyal medya şirketlerinin propaganda ve sansür uygulamalarıyla İsrail'in eylemlerinin meşrulaştırılmasına veya görünmez kılınmasına katkıda bulunduğu kaydedildi.

Kararda, çatışma anlarında basın mensuplarının korunması gereken uluslararası hukuk kurallarının ihlal edildiği ve Gazze soykırımı sürecinde birçok gazetecinin doğrudan hedef alınarak hayatını kaybettiği vurgulandı.

YouTube'un Çifte Standart Uygulaması

Kararda, YouTube'un Filistinli içeriklere yönelik sistematik engellemeleri ile İsrail yanlısı içeriklere herhangi bir kısıtlama getirmemesi nedeniyle çifte standart uyguladığı belirtildi. Başvuranın siyasi ve felsefi görüşü nedeniyle diğer kullanıcılardan farklı muamele gördüğü, şirketin bu farklılığı haklı çıkaracak makul ve orantılı bir neden sunmadığı ifade edildi.

Söz konusu müdahalenin hem haber ve fikir yayma hakkına hem de kamunun haber alma hakkına yönelik bir sansür niteliği taşıdığı, hukuka uygun olmayan, meşru bir amacı bulunmayan ve demokratik toplum düzeniyle bağdaşmayan bir uygulama olduğu sonucuna varıldı.

Paylaş:
Neslihan Aktaş

Neslihan Aktaş

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar.

Magazin Bülteni 2025 Her Hakkı Saklıdır.