4 Haziran 2026 Perşembe
Sosyal Medya23 04 202611:213 dk okuma1 okunma

Sosyal Medya Düzenlemesinde Müstakil ve Bütüncül Kanun Gerekliliği

Türkiye'de sosyal medya düzenlemesinde 5651 sayılı Kanun yetersiz kaldı. Müstakil ve bütüncül bir kanun hazırlanması gerektiği vurgulanıyor.

Sosyal Medya Düzenlemesinde Müstakil ve Bütüncül Kanun Gerekliliği

Avrupa'da sosyal medyanın düzenlenmesi süreci ilk olarak Almanya'da 2018 yılında başladı. Diğer ülkelerde de çeşitli girişimler yapılmış olsa da sonuç elde edilemedi. Türkiye'de ise 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a eklemeler yapılarak bu eğilim takip edildi. Bu kanuna, platformların Türkiye'de temsilci bulundurmaları ve rapor yayımlamaları gibi önemli düzenlemeler eklendi.

Ancak bu düzenlemeler uygulamada yeterince etkili olmadı ve sosyal medyadaki sorunlar gündemde tartışılmaya devam ediyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in göreve başlamasıyla birlikte Türkiye bu konuyu kararlı şekilde tekrar gündeme taşıdı. Bu durum aslında daha derin bir soruna işaret ediyor: Ulusal hukukun, küresel şirketlerin kendi "topluluk standartları" karşısında askıya alınması.

Sosyal Medyanın Düzenlenme Gerekliliği

Sosyal medyanın neden düzenlenmesi gerektiği sorusuna genellikle hakaret, nefret söylemi ve kişilik haklarının ihlali gibi nedenler öne sürülür. Ancak burada asıl dikkat çekilmesi gereken konu, sosyal medya platformlarının ulusal hukuka karşı takındığı tutumdur. Bu platformlar, sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede ulusal yasaları tanımıyor ve kendi kurallarını ulusal hukukun üstünde tutuyorlar. Böylece yeni bir normlar hiyerarşisi ortaya çıkıyor; bu hiyerarşide ulusal yasalar değil, küresel özel şirketlerin düzenlemeleri ön planda bulunuyor.

Platformların Hukuk Tanımaz Yaklaşımı

Başlangıçta platformların bu yaklaşımının nedenleri veri ekonomisi, reklam gelirleri ve operasyonel maliyetler gibi ticari kaygılar olarak görülüyordu. Fakat son yıllarda yaşanan olaylar ve yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle sosyal medya alanı, manipülasyon ve dezenformasyonun en etkili sahasına dönüştü. Platformların hukuk tanımaz tutumu, bu sorunlarla mücadelede zorlukların artmasına yol açtı.

Sosyal Medyanın Üç Temel Sorunu

Mevcut sosyal medya yapısı üç temel sorunu beraberinde getiriyor: Devletlerin süreç dışında bırakılması, şeffaflık eksikliği ve hukuki belirsizlik. Buna artan manipülasyon riski eklendiğinde, sosyal medya düzenlemesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geliyor. Ayrıca gerçek ve tüzel kişiler, sosyal medya üzerinden gerçekleşen hukuka aykırılıklar karşısında yeterli hukuki korumadan mahrum durumda.

Çözüm Önerileri

Bu sorunların üstesinden gelmenin yolu, devletlerin kararlı bir tutum sergilemesi ve platformlarla iş birliği yapmasıdır. Diğer ülkelerdeki deneyimler, tek taraflı yaklaşımların yetersiz olduğunu göstermektedir. İş birliği olmadan, teknik olarak dışlanılan bir mekanizmanın hukuki olarak etkin şekilde düzenlenmesi mümkün değildir. 5651 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemelerin pratikte somut fayda sağlamaması da bu durumu ortaya koymaktadır.

Temel amaç, sosyal medya platformlarının kullanıcılarına dayattığı hukuksuz alanı ortadan kaldırarak sosyal medyayı hukukun koruma alanına dahil etmektir. Günümüzde sosyal medya düzenlemesi, sadece 5651 sayılı Kanun'a eklemeler yapılarak yürütülmemelidir. Bunun yerine sosyal medya için kapsamlı, sistematik ve müstakil bir kanun hazırlanmalıdır. Bu kanun hazırlanırken teknik ve hukuki gereklilikler ile diğer önemli hususlar bir arada değerlendirilmelidir.

Parça parça düzenlemeler, yasal öngörülebilirliği azaltmakta ve uygulama birliğine zarar vermektedir. Dolayısıyla, sosyal medya düzenlemesi için bütüncül ve sistematik bir yaklaşım benimsenmeli, platformlarla iş birliği içinde müstakil bir kanunla tüm meseleler düzenlenmelidir.

Gelecek Yazılarda Ele Alınacak Konular

Bu yazı dizisinde, platformlardaki hukuka aykırı içerikler ve içerik denetimi, şikâyet mekanizmaları ve topluluk standartları, kullanıcı bildirimlerinin yanıtsız kalması ve bunun yaptırımı, viralleşme ve doğrulama süreçleri, Avrupa Birliği ve Almanya’nın düzenleyici yaklaşımları ile ABD’deki durum ve kullanıcı verilerinin güvenliği gibi konular detaylı şekilde değerlendirilecektir.

Av. Dr. Muharrem Çelik

Paylaş:
Neslihan Aktaş

Neslihan Aktaş

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar.

Magazin Bülteni 2025 Her Hakkı Saklıdır.