4 Haziran 2026 Perşembe
Sosyal Medya19 04 202608:232 dk okuma1 okunma

Sosyal Medyada Görünen Engelliler Sokakta Hâlâ Görünmüyor

Engelli bireyler sosyal medyada görünür olsa da sokakta gerçek empati ve görünürlük eksik kalıyor. Takipçi sayısı artmasına rağmen yaşamda değişim olmuyor.

Sosyal Medyada Görünen Engelliler Sokakta Hâlâ Görünmüyor

Zihnimde eksik kalan sahneleri düşünüyorum. Aslında bunlar benim kendi görüntülerimle ilgili ve hatırlıyorum ama zihnimde canlandıramıyorum, size gösteremiyorum çünkü tıp bilimi henüz bunu mümkün kılmıyor.

"Nereden geldin buraya?" derseniz, tabii ki Instagram’dan. Son zamanlarda engelli bireyler yoğun biçimde içerik üretiyor ve bu konuda başarılılar. Ben de bu platformda 303. kez içerikimi paylaşmış durumdayım. Sosyal medyaya baktığımda dikkatimi çeken şey şu: Bu paylaşımların hepsinin on binlerce takipçisi var ve oldukça popülerler. Bu sayede görünürlük sağlanıyor; takipçi sayılarına bakıldığında bu açıkça anlaşılıyor.

Ekranda Görünüyoruz, Sokakta Görünmüyoruz

Ancak, ekranda görünür olmamıza rağmen sokaktaki hayatımızda herhangi bir değişiklik olmuyor. Eğer acıklı bir hikâyemiz varsa ve biraz da duygusal bir anlatım eklersek on binlere ulaşabiliyoruz. Yorumlarda ise tedavi teklifleri, maddi yardımlar, “Enerjine bayılıyorum”, “Çok güçlüsün” gibi ifadeler yer alıyor.

Geçen gün otobüste biri beni tanıdı ve “Gazetede çıkıyorsunuz. Babam hep okuyor” dedi. Ben de “Babana teşekkür et” dedim. “Ben de okuyorum” diye yanıt verdi, ona da teşekkür ettim ve otobüs sürücüsünün önündeki uyarı işaretini göstererek “Burada bir şey yazıyor, okur musun ya da hiç okudun mu?” diye sordum. Ortalık sessizleşti. Otobüs durağına varınca genç okurum “İyi günler” diyerek indi. Sanırım bir okur kaybettim.

Geçmişten Kayıp Görüntüler

Yıllar önce iki üniversite öğrencisi gelip “Hayatını belgesel olarak çekmek istiyoruz, kabul eder misin?” diye sormuştu. “Hayatım beklentilerinizi karşılamaz, daha doğrusu hocalarınızın beklentilerine uymazsa karışmam” diyerek onay verdim. Salonumuzda ve dış mekanlarda hayatımı anlattım. Sonunda uyardım: “Bu halkın istediği film değil. Kalırsanız üzülürüm.” Ancak onlar “Çok güzel oldu, kalırsak üzülmeyiz” dediler ve kaldılar.

İzleyen akademisyenler ise “Böyle körlük olur mu? Her şey çok güzel, hiç mi acı çekmemiş?” gerekçesiyle beğenmediler. Çünkü beklentileri bizim acı çekmemiz, dilenmemiz, ağlamamız veya isyan etmemizdi.

Sosyal Medyada Sempati, Sokakta Empati Eksikliği

Sosyal medyada takipçi sayısı ve otobüste yaşananları düşündüğümde sadece sempatizan topluyoruz. Herkes kutluyor, tebrik ediyor, takdirler havada uçuşuyor. Şükrediyorlar “Bizim gibi değiller” diye. Ancak bize gerçek anlamda empati gerekiyor. Çünkü sempatizan zaten çok fazla. Takipçi kitlesini empatiye dönüştüremediğimiz sürece, yani sokakta hâlâ rahatça yürüyemediğimiz müddetçe, takipçi sayısı on bin ya da bir milyon olsa da faydası olmaz. Üstelik engelli ve engelsiz birçok sorunu birlikte yaşıyorsak bu durum yanlış bir gidişatı gösterir.

Üniversite öğrencilerinin çektiği belgesel videosunu kaybettim ama görüntüler hâlâ zihnimde. Kendi iç dünyamdan bakıyorum. Siz de hayatınıza kamera arkasından bakarak sempatizan olmayı, empatizan olma haline dönüştürebilirsiniz. Her sese iyi pazarlar.

Paylaş:
Neslihan Aktaş

Neslihan Aktaş

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar.

Magazin Bülteni 2025 Her Hakkı Saklıdır.