Selçuk Bayraktar: Toplumun Geleceği Sanat ve Düşünceyle İnşa Edilir
Selçuk Bayraktar, insanı insan yapan değerlerin sanat ve düşünceyle korunduğunu vurguladı. Karaköy Palas'ta açılan sanat destek programı büyük ilgi gördü.

KÜME Vakfı tarafından Karaköy Palas'ta düzenlenen ArtıKÜME Sanat Destekleri Programı'nın 2025 seçkisi ve ODAK Sergisi açılışına birçok önemli isim katıldı. Etkinlikte Selçuk Bayraktar'ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, KÜME Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KÜME Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, AA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yusuf Özkır, AA Kültür Sanat Haberleri Müdürü Bünyamin Yılmaz ve diğer davetliler yer aldı.
İnsan ve Makine Arasındaki Sınır Bulanıyor
Selçuk Bayraktar açılışta yaptığı konuşmada, Karaköy Palas’ın kültür ve sanat hayatına kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bir mühendis olarak daha çok İHA, yazılım, yapay zeka ve yüksek teknoloji alanlarında tanındığını belirten Bayraktar, bu sistemleri geliştirirken insan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını vurguladı. Bayraktar, "Makinelerin ve yapay zekanın insanı taklit ettiği, insanların ise hızla makinelerleştiği karanlık bir döneme doğru ilerliyoruz. Ruhsuz bir rasyonalizm ve materyalizmin, kendisinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan anlayışının, makinelerleşmiş insanların istilasıyla karşı karşıyayız" dedi.
Sanat İnsanı Koruyan Güçtür
Bayraktar, insanı insan yapan en güçlü sığınaklardan birinin sanat olduğunu belirtti. Ancak sanatın duygu, his ve anlam taşımadan değer kazanamayacağını ifade etti. Bayraktar, "Makineler için acı, hasret veya keder yoktur; onlar için sonsuz döngüler, kısır görevler, anlamını yitirmiş karanlık ve kaçınılmaz yok oluş vardır. Bizler, inancımızın da tarif ettiği üzere, yaratılmışların en şereflisi olan insanı eşref-i mahlukat kılan o ilahi ruhu ve derin hissiyatı korumak zorundayız" diye konuştu.
Bu amaçla Kültür Medeniyet Vakfı'nı kurduklarını belirten Bayraktar, Karaköy Palas’ın İstanbul’un kalbinde, tarihi yarımadanın karşı kıyısında bir sanat ve kültür merkezi olarak hizmet vereceğini söyledi. Yunus Emre’nin sözlerini hatırlatarak, "Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik" diyen Bayraktar, bu çatı altında sanatını icra eden her zihni ve gönlü canlandırmayı hedeflediklerini belirtti.
Mimarlık ve Sanatın Buluşması
Sanat ve mimarinin büyük ustası Mimar Sinan’dan da bahseden Bayraktar, Sinan için sanatın taşın zarafetinde ve tasarımın her zerresinde matematiğin ve fiziğin kusursuz düzeninin yansıması olduğunu söyledi. Sinan'ın mühendislikle sanatı hiçbir zaman birbirinden ayırmadığını ifade eden Bayraktar, bugün bir mühendis olarak evrene baktığında aynı şeyi gördüğünü vurguladı.
Bayraktar, "Gülün biyolojisindeki eşsiz mimari, moleküler kimyasındaki kusursuz kanunlar ve atomik yapısındaki fiziksel kurallar birer sanat eseri gibi her yönüyle sanatla kuşatılmış bir yücelik ve mükemmelliği tüm hücrelerimizde hissettiriyor" dedi. Sanatın kainattaki bu muazzam nizamın en zarif görüntüsü olduğunu belirten Bayraktar, insanın ruhuyla bu türü idrak edebilen tek varlık olduğunu, böylece maddenin ötesindeki hakikatle ve yaratanın yüceliğiyle karşılaştığını ifade etti.
Yeni Bir Şafak ve Yeniden İnşa
Bayraktar, dünyanın yeni bir şafak eşiğinde olduğunu kaydederek, "Karanlığın içinde yıkılmış tüm değerlerin yeniden inşası inanç, sevgi, adalet, merhamet, bilim, teknik ve sanatla gerçekleşecektir. İnsanlığın hasret kaldığı şafağa medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları kavuşacaktır" diye konuştu.
Toplumun Geleceği Sanat ve Düşünceyle Kurulur
KÜME Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren, her yeni sanat mekanının yeni imkanlar sunduğunu belirtti. Eren, "Bugün burada atılan adım, kültür ve sanatın dönüştürücü gücüne duyulan inancın güçlü bir ifadesidir. KÜME Vakfı, yaklaşık iki yıl önce öz değerlerimizden hareketle çağın meselelerine değinen, bugünü anlamaya çalışan ve yarına yön veren fikri ve sanatsal üretimlere zemin hazırlamak amacıyla yola çıktı. Çünkü inanıyoruz ki bir toplumun geleceği maddi imkanlarının yanında düşünceyle, sanatla, derinlikle ve anlamla inşa edilir" dedi.
Eren, Karaköy Palas'ta açılan serginin yeniden kurma çağrısı olduğunu vurgulayarak, "'Mümkün' teması etrafında şekillenen sergide sanatçılarımız kendilerine açılan bağımsız alanda düşündüler, sorguladılar ve yeniden kurdular. Ortaya çıkan işler, tekil anlatılarla sınırlı kalmayıp birbirine eklemlenen genişleyen ve çoğalan bir düşünce ağı oluşturdu. En önemlisi, bu sergi sadece sanatçılara değil, izleyicilere de açık bir davettir" diye konuştu.
ODAK projesiyle ilgili bilgi veren Eren, "Türkiye'de kültür-sanat alanındaki etkinliklerin sistematik şekilde izlenmesi, elde edilen verilerin anlamlı hale getirilmesi ve kamuoyuyla ilgili paydaşların istifadesine sunulması temel önceliğimiz oldu. Özel bir yazılım kullanılarak Türkiye genelinde 227 farklı web kaynağı tarandı ve toplam 102 bin 569 veri kaydedildi. ODAK ekibi tarafından yaklaşık 100 internet sitesi her gün titizlikle tarandı, tespit edilen kültür-sanat haberleri kategorilere ayrılarak günlük, haftalık ve aylık olarak arşivlendi. İşlenen yaklaşık 5 bin haberden seçilen 1.757 tanesine özgün metinler yazıldı ve böylece ODAK 2025 haber seçkisi ortaya çıktı" dedi.
Burcu Kaya
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.