Okan Kemancı'dan Roman Temsili Eleştirisi: 'Gırgıriye' Ön Yargıları Derinleştiriyor
Okan Kemancı, 'Gırgıriye' müzikalinin Romanlara yönelik önyargıları derinleştirdiğini ve medyada Romanların olumsuz klişelerle temsil edildiğini söyledi.

Tiyatrocu ve yaratıcı drama eğitmeni Okan Kemancı, Romanların medya ve sanat alanında uzun süredir klişelerle ve olumsuz kalıplarla temsil edildiğini belirtti. Son dönemde gündeme gelen "Gırgıriye" müzikali gibi yapımların ise bu önyargıları daha da pekiştirdiğini söyledi.
İstanbul'un Kuştepe semtinde doğup hâlen orada yaşayan Kemancı, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, Romanlara yönelik medya ve dizi sektöründeki ayrımcılığı değerlendirdi. Romanlara karşı ayrımcılık ve ırkçılıkla ilgili farkındalık çalışmaları yürüttüğünü ve uzun yıllardır dezavantajlı çocuklar için aktivistlik yaptığını ifade etti.
Roman Kültürünün Tarih Boyunca Ötekileştirilmesi
Kemancı, Roman kültürünün tarih boyunca dışlandığını, dizi sektörünün olmadığı dönemlerde bile anlatımlarda Romanların baskı altında gösterildiğini vurguladı. 1971'de Londra'da alınan bir kararla "Roman" kelimesinin kabul edildiğini hatırlatan Kemancı, bu kelimenin Latince'de "insan" anlamına geldiğini ve bu sayede kötü çağrışımlardan uzaklaşılması amaçlandığını ancak bunun tam anlamıyla gerçekleşmediğini belirtti.
Romanların genellikle suçla ilişkilendirildiğini söyleyen Kemancı, "Romanlar çoğunlukla kriminalize ediliyor ve bu durum bizi oldukça rahatsız ediyor. Kültür olarak sürekli suç işleyen gruplar gibi gösteriliyoruz ya da günübirlik eğlenen, sadece eğlence odaklı bir grup olarak lanse ediliyoruz. Bu çok üzücü," dedi.
Kemancı, Roman karakterlerin doktor ya da eğitimci gibi mesleklerde nadiren gösterildiğine dikkat çekerek, medyada bu gerçeklerin görünmez kılındığını ifade etti. Olumsuz karakterlerin sürekli temsil edilmesine yönelik eleştirisini şu sözlerle sürdürdü: "Medya, Romanları üçüncü sınıf insan olarak halkın önüne koymak için elinden geleni yapıyor. Roman kültürü ve mahalleleri çoğunlukla suç potansiyeli yüksek hikayelerle sunuluyor."
"Gırgıriye" Müzikali ve Yanlış Temsil
Roman mahalle yaşamını konu alan "Gırgıriye" müzikalindeki yanlış temsilin altını çizen Kemancı, projelerin yazım ve yapım süreçlerinde Roman oyuncuların ya da danışmanlarının yer almadığını kaydetti. "Sürekli aşağılayan bir yaklaşım var. Tiyatro sahnesi böyle bir yer olmamalı," diye konuştu.
Kemancı, "Gerçek Roman hikayelerini anlatmak isteyenler Kuştepe, Sulukule, Dolapdere ve İzmir Tepecik gibi yerleri ziyaret etmeli ve bizden biriyle birlikte üretmeli. Müjdat Gezen'e saygım sonsuz ancak kültüre dokunan ahlak kısmı bu kadar hoyratça yapılmamalı. Bu durum bizleri yaralıyor," ifadelerini kullandı.
Yıllarca yayınlanan "Cennet Mahallesi" dizisinde Roman mahallesinin sürekli kavga edilen, evde doğumun yapıldığı ve müzik çalınca kavgaların bittiği bir yer olarak gösterildiğini aktaran Kemancı, Roman toplumunun istihdam, eğitim, barınma ve sosyal eşitsizlik gibi alanlarda ayrımcılığa maruz kaldığını vurguladı. Bu sorunların ön plana çıkarılması gerektiğini belirtti.
Romanların Doğru Temsili İçin Çağrı
Medya ve dizilerdeki yanlış temsillerin toplumdaki önyargıları beslediğini söyleyen Kemancı, özellikle çocuklar üzerinde olumsuz etkiler doğurduğunu ifade etti. "Dizilerde Roman karakter sürekli suç işliyorsa, çocuklar büyüdüğünde bu önyargıyla yetişiyor. Bir şirket yöneticisi, karşısına çıkan Roman bireye önyargısız nasıl yaklaşsın? Bu yüzden bu işi en başta televizyonda çözmeliyiz," dedi.
Kemancı, Roman karakterlerin yazımında Roman sanatçılarla iş birliği yapılmasının önemine dikkat çekerek, temsiliyetin azaltılması değil, doğru ve artırılmış şekilde yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Ayrıca, Edirne'de Dünya Romanlar Günü konseriyle müzik coşkusunun kutlanması gibi kültür ve sanat etkinliklerinin Roman toplumunun olumlu temsiline katkı sağladığını belirtti.
Lale Güneş
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.