Ecem Erkek: 'Çocukken Kara Kız Olmak En Büyük Travmamdı'
Ecem Erkek, çocuklukta esmer olduğu için 'Kara Kız' lakabının kendisinde travma yarattığını ve bunu tiyatro oyununa dönüştürdüğünü açıkladı. 90'lar Ankara'sında büyüyen oyuncu, sanat yolculuğunu ve özgüvenini terapiyle kazandığını paylaştı.

Ecem Erkek, ilk bakışta ciddi görünen ifadesinin aksine, sohbet sırasında yüzündeki mimikler ve ses tonuyla gülümsetmeyi başarıyor. Son zamanlarda verdiği kilolarla gündemde olan oyuncu, yeni görüntüsüyle de oldukça iyi görünüyor. Erkek ile çocukluk yıllarından günümüze uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.
Kara Kız Lakabının Arkasındaki Hikâye
"Kara Kız" adını taşıyan oyun, esmer olduğu için kendisine başkaları tarafından takılan bir lakaptan esinlenmiş. Erkek, “Başka insanlar bana ‘kara kız’ derdi. Çocukken en çok bunu sevmiyordum,” diyerek, bu ifadenin kendinde bir travmaya yol açtığını belirtti. 37 yaşında olduğunu ve terapisi sırasında bu konuyu ele aldığını söylüyor. Çocuklukta bu lakabı hakaret ve dışlanma olarak algıladığını ifade eden oyuncu, diğer çocukların lakap almamasına rağmen kendisinin farklı görülmekten rahatsız olduğunu dile getirdi.
Bu travmanın ardından oyunun adını da "Kara Kız" koyduğunu anlatan Erkek, terapistinin bu cesaretini takdir ettiğini aktardı. “Hayat her zaman sorunsuz akmıyor. Oyunun ismine ‘Kara Kız’ demeseydim iyileşemezdim,” dedi.
90’lar Ankara’sında Bir Yaşam Kesiti
Oyun 1990’larda Ankara’da geçiyor ve tamamen kişisel deneyimlere dayanmasa da bir kısmı kendi hayatından kesitler barındırıyor. Erkek, oyun metninin dramatik bir yapıya sahip olması gerektiği için kurgusal öğelerin ağırlıklı olduğunu belirtti. Oyun, geleneksel bir işçi ailesinin kızının büyüme hikâyesini konu alıyor. Başlangıçta, günümüzde geçen yılbaşı gecesi anlatılırken, karakterin yeni bir erkek arkadaşıyla tanışması ve yaşadığı içsel sorgulamalar sahneleniyor.
1989 doğumlu olan oyuncu, çocukluğunu 90’lar Ankara’sındaki bir gecekondu mahallesinde geçirdiğini ve bunun hayatını çok etkilediğini paylaştı. Evlerinin eski ve sobalı olduğunu, arkadaşlarının ise kaloriferli binalarda oturduğunu anlattı. Barbie evi gibi küçük hayalleri olduğunu ama şimdi o dönemlerin aslında kendisine başka değerler kattığını fark ettiğini söyledi. Bunların başında ise kendini ve sahip olduklarını kıymetini bilmenin geldiğini vurguladı.
Aile ve Sanat Yolculuğu
Erkek’in ailesi de oyun karakterindeki gibi bir işçi ailesi. Babasının odun-kömür işleri yaptığını, ancak doğalgazın mahalleye gelmesiyle işlerin azaldığını anlattı. Annesi ilkokul mezunu olup uzun yıllar çocuk bakıcılığı yapmış, iki çocuk doktor olmuş. Oyuncu, ailesinin sanatla pek ilgilenmediği bir ortamda büyüdüğünü ancak tiyatroya lise yıllarında arkadaşının desteğiyle başladığını belirtti. Ailesinin bu tercihini desteklediğini ve konservatuvar sınavları için annesinin bileziğini sattığını hatırladı.
Kendi Oyunu ve Tiyatroya Dair Düşünceler
Uzun zamandır kendi oyunu üzerinde çalışmak istediğini söyleyen Erkek, Ankara Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi aldığını ve İstanbul’a geldiğinde dizi ve televizyon işlerine yöneldiğini anlattı. Stand-up gösterilerine büyük saygı duyduğunu ancak kendi hikâyesini tiyatroyla birleştirerek sahneye taşımayı tercih ettiğini belirtti.
Popüler kültürde 90’lar temalarının hala ilgi görmesini ise o dönemde müzik ve televizyonun gerçek ve samimi olmasına bağladı. Günümüzde ise gösterilen zenginlik ve abartının çocukluk dönemi deneyimleriyle çok farklı olduğunu ifade etti.
Oyunculuk Kariyeri ve Komediye Bakışı
Erkek, oyunculuk kariyerinde büyük beklentiler içine girmediğini, kendisini şanslı hissettiğini söyledi. Komedi yapmanın eğlenceli olduğunu, dramda başrol oynama isteğinin olmadığını ama böyle bir teklif gelirse değerlendirebileceğini aktardı. Komedyenliğin getirdiği baskıya değinirken, dışarıdan ciddi göründüğünü ancak sette ve sahnede şaka yaptığını anlattı.
Vücut Algısı ve Seksi İmaj
“Hayat Sırları” adlı ilk dizisinde 76 kilo olduğunu ve o dönem ekranda farklı tepkiler aldığını paylaşan Erkek, kilo vermesinin tamamen kendi tercihi olduğunu vurguladı. Komedi yapan kişilerin güzellik kaygısı taşımaması gerektiğini, makyaj ve kostümle farklı görünümler yaratılabileceğini ifade etti. Seksi olarak tanımlanmasının ardından hayatında büyük bir değişiklik olmadığını, zaten kendisini seksi gördüğünü anlattı. Terapinin kendisine büyük fayda sağladığını ve özgüvenini artırdığını belirtti.
Zeka ve Mizah İlişkisi
Son olarak, kadınların kendilerini güldüren erkekleri sevdiği söylenirken, erkeklerin güldüren kadınlardan çoğunlukla hoşlanmadığını düşündüğünü söyledi. Kendisi ise zeki erkeklere hayran olduğunu dile getirdi.
Lale Güneş
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.