Berker Güven: Tiyatro, Günümüzde Her Zamankinden Daha Önemli
Berker Güven, tiyatronun günümüzde derinlik ve içtenlik sunan nadir alanlardan biri olduğunu vurguluyor. B23 topluluğuyla kolektif üretimi önemsiyor.

Berker Güven için tiyatro, sadece bir sahne değil; aynı zamanda bir dönüş ve hatırlama biçimidir. Modern dünyanın giderek yapaylaşan ve yüzeysel hale gelen temposuna karşı, onun sanat anlayışı içtenliğe, derinliğe ve ortak deneyime odaklanır. Bu nedenle tiyatroya dönüşünü bir tercih değil, zorunluluk olarak değerlendiriyor. Ona göre sahne, insanları aynı hikâyede buluşturabilen nadir alanlardan biridir.
B23 ve Kolektif Üretim
Güven’in kurucularından olduğu B23, klasik tiyatronun ötesinde geniş bir vizyona sahip bir topluluk. Oyunculuk atölyelerinden yapım süreçlerine kadar kolektif üretimi merkeze alan bu yapı, plansız bir hayal değil, organik bir ihtiyaçtan doğan bir genişlemenin sonucu olarak ortaya çıkmış. Şu an için bu çok katmanlı yapının olumlu bir karşılığı bulunuyor.
"Çok Küçük Bir İhtimalin Hikâyesi" ve Sınav
B23'ün sahneye taşıdığı, Eboni Booth'un Pulitzer ödüllü eseri "Primary Trust"in Türkiye uyarlaması olan "Çok Küçük Bir İhtimalin Hikâyesi", Berker Güven için sadece prestijli bir metin değil, aynı zamanda bir sınav niteliğinde. Prova sürecinde ekip üzerinde sorumluluk duygusu hakimken, bu duygu zamanla heyecana dönüşmüş. Güven’in ifadelerinde, kaygının üretken bir coşkuya evrildiği kolektif bir enerji hissediliyor.
Kenneth Karakteri ve Unutulan Duyarlılık
Oyunda canlandırdığı Kenneth karakteri, Güven’in yaklaşımının hem en kırılgan hem de en politik yansıması olarak öne çıkıyor. Modern dünyanın unuttuğu bir duyarlılığı temsil eden bu karakter, duyguların bastırıldığı bir çağda önemli bir hatırlatma işlevi görüyor. Kenneth’ın hikâyesi, büyük dramatik kırılmalardan çok küçük iyiliklerin yankısını yansıtıyor ve seyirciyle unutulan duyguların yeniden tanınmasını amaçlıyor.
Risk ve Cesaret
İlk yapım olarak böylesine güçlü bir metin seçmek bilinçli bir risk olarak değerlendiriliyor. Güven, kapitalist bir sistemde tiyatro yapmanın zorluklarına dikkat çekerek, atılan adımların hem cesur hem de hesaplı olması gerektiğini belirtiyor. Güçlü metin, ekip ve oyuncu kadrosu vurgusu, bu riskin dengelenme çabasını açıkça ortaya koyuyor.
Kişisel Bağ ve Gelecek Planları
Tüm üretim süreçlerinin ötesinde, Güven’in tiyatro ile ilişkisi derin ve kişisel bir bağa dayanıyor. Sahne onun için sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda aidiyet ve aile ortamı anlamına geliyor. İlk kez sahnede güldüğü, ağladığı ve başka birinin duygularını benimsediği yer olarak tiyatro, onun için profesyonel bir tercihten öte bir 'aile evi' haline gelmiş. Dizi ve sinema işleri ise onun için daha çok yönetmenlik dünyasında bir elçi olmak anlamı taşıyor; sahne ise tüm sorumluluğun doğrudan oyuncuya ait olduğu bir alan olarak tanımlanıyor.
Geleceğe dair planları ise yeni metinler ve projeler üzerinde yoğunlaşıyor. Henüz adlandırılmamış işler için bile hareket halinde olan Güven’in dünyasında tiyatro, tamamlanmış bir hedef değil; sürekli genişleyen, dönüşen ve yeni olanaklar yaratan bir alan olmaya devam ediyor. Anlaşılan o ki, bu hikâye daha yeni başlıyor.
Lale Güneş
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.