4 Haziran 2026 Perşembe
Dizi-Film03 04 202609:163 dk okuma1 okunma

The Drama: 2026'nın En Derin ve Karanlık Randevu Filmi

2026'nın 'The Drama' filmi, nişanlı Emma'nın karanlık sırrıyla sarsılan bir ilişkiyi kara romantik komediyle anlatıyor. Robert Pattinson ve Zendaya başrolde.

The Drama: 2026'nın En Derin ve Karanlık Randevu Filmi

Şu anda bir ilişki içinde misiniz? Eğer evet ise, bu yazıya devam etmek sizin için uygun olabilir. Ya da yoksa, Zendaya ile evlenmek üzere olduğunuzu hayal edin; böylece konuya dahil olabilirsiniz.

Bir sonraki sorumuz şu: Partnerinizin ortaya çıkaracağı, ilişkinizin temelini sarsacak ve muhtemelen hayatınızın geri kalanını onunla geçirmek istememenize neden olacak bir durum var mı? Çoğu kişi için bu, aldatma olur. Ancak Charlie (Robert Pattinson) için, nişanlısı Emma (Zendaya) onu çok daha karanlık bir gerçekle yüzleştiriyor.

Düğünden Önce Açığa Çıkan Sır

Düğünlerine sadece birkaç gün kalan çift, evli arkadaşları Rachel (Alana Haim) ve Mike (Mamoudou Athie) ile birlikte, alkol eşliğinde düğün menüsü tadımı yaparken, "Hayatında Yaptığın En Kötü Şey Ne?" adlı bir oyun oynuyorlar. Herkes en derin sırlarını paylaşıyor; ancak Emma'nın itirafı, sadece o akşamı değil, yaklaşan düğünü de ciddi şekilde tehlikeye atıyor.

Son soru ise şu: Sevginin koşulsuz olabilmesi için radikal bir kabullenme zorunlu mudur? Geleneksel görüş, gizliliğin yakınlığın düşmanı olduğunu ve sağlıklı ilişkilerin dürüstlük üzerine kurulu olması gerektiğini savunur. Benjamin Franklin'in dediği gibi, "Dürüstlük en iyi politikadır."

Kara Romantik Komedi ve Dürüstlüğün Sorgulanması

Norveçli senarist ve yönetmen Kristoffer Borgli'nin "The Drama" filmi, bu klişeyi sorguluyor. Çiftlerin gerçekten birbirleri hakkında her şeyi bilmek isteyip istemediğini tartışarak, acımasız dürüstlüğün abartılmış olabileceğini gösteriyor.

Charlie sakin ve gözlüklü bir Britanyalı müze küratörü. ABD'de, filmlerdeki tesadüfi karşılaşmaları andıran bir şekilde Emma ile tanıştı. O günden sonra, bu "tuhaf küçük Britanyalı ucube" ile Emma arasında midede yoğun kelebekler uçuşmasına neden olan mükemmel bir uyum oluştu.

Emma'nın itirafı ise ilişkilerini yerle bir ediyor. Charlie, gündelik hayatında Emma'yı her yerde görmeye başlıyor. Daha da kötüsü, güzel anıları bile sorgulamaya ve kirletmeye başlıyorlar. İkili, bu zorluğun üstesinden gelmeye çalışıyor; ancak bazı gerçekler bir kez ortaya çıktığında geri alınamıyor.

Performanslar ve Filmdeki Derinlik

Filmde, doğal şaraplar tüketen, Louis Malle'den alıntılar yapan ve Massachusetts'te yaşayan havalı orta sınıf karakterler bulunuyor. Başrol oyuncuları Robert Pattinson ve Zendaya'nın performansları oldukça etkileyici; Alana Haim de canlandırdığı Rachel rolüyle övgüyü hak ediyor.

"The Drama" daha çok bir kara romantik komedi gibi görünse de, zamanla çok daha karmaşık bir yapıya bürünüyor. Senaryo, önce izleyiciyi güldürürken, ardından bu güldüğünüz şey için kendinizi suçlu hissetmenizi sağlıyor. Film, rahatsız edici bir mizah anlayışıyla sinsi bir hiciv sunuyor.

Toplumsal Eleştiri ve Sorgulamalar

Düğün kültüründen, çiftlerin performatif davranışlarına, yargı felcine kadar pek çok konu filmde iğneleyici bir şekilde ele alınıyor. Yönetmen Borgli, Charlie karakteri aracılığıyla kendi Avrupa'dan gelen dış bakış açısını kabul ediyor ve Amerikan toplumunun bu meseleyle yüzleşmekte zorlandığını gösteriyor.

Filmin ortaya attığı sorular arasında tam şeffaflığın gerçek yakınlığın göstergesi olup olmadığı, niyetin eylem kadar kınanmayı hak edip etmediği ve insanların içindeki karanlık yönlerin kabullenilme düzeyi bulunuyor. Ayrıca zamanın geçmesiyle travmanın silinip silinmeyeceği ve empatinin sınırları da filmde tartışılan temalar arasında yer alıyor.

Toplumsal Tepkiler ve Film Hakkında Genel Değerlendirme

Filmin vizyona girmesinden önce bazı medya kuruluşları, "The Drama"daki itirafın gerçek hayattaki tepkilerini yazdı. Emma'nın Amerikan toplumu için oldukça tanıdık gelen açıklaması, Zendaya'nın rolü üstlenmesinin bu konuyu normalleştirip normalleştirmeyeceği tartışmalarına yol açtı.

Film, bu yaygın sorunu küçümsemeden ele alıyor ancak sorunla yüzleşmeyi reddeden toplumları doğrudan hedef almıyor. "The Drama"yı sadece bu açıdan eleştirmek, filmin amacını kaçırmak olur; zira konu ABD'de çoktan normalleşmiş durumda.

"The Drama" bazı izleyiciler için zorlayıcı olabilir; ancak iyi bir filmin ölçütü de budur. Bu yılın en ideal ve en karanlık randevu filmi olarak öne çıkıyor ve izleyen herkesin üzerinde konuşmak isteyeceği türden bir yapım.

Son olarak, hayat arkadaşınızla "Hayatında Yaptığın En Kötü Şey Ne?" oyununu oynamayı düşünüyorsanız, yalnız başınıza olmanız ve bunu düğünden birkaç gün önce yapmamanız önerilir. Bazı itirafların zamana ihtiyacı vardır veya belki de yoktur.

"The Drama" şu anda sinemalarda gösterimde.

Paylaş:
Deniz Yıldız

Deniz Yıldız

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar.

Magazin Bülteni 2025 Her Hakkı Saklıdır.