4 Haziran 2026 Perşembe
Dizi-Film04 04 202603:453 dk okuma1 okunma

Belene Toplama Kampı Belgeselinin Galası Sofya'da Gerçekleşti

Sofya'da Belene Toplama Kampı'nın son tutuklarının hikayesini anlatan belgeselin galası yapıldı. Film, komünist rejim dönemindeki acıları gözler önüne seriyor.

Belene Toplama Kampı Belgeselinin Galası Sofya'da Gerçekleşti

Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da, Avrupa'nın son toplama kampı olan Belene'de yaşananların anlatıldığı "Belene Toplama Kampının Son Tutsakları" adlı belgeselin galası gerçekleştirildi. Film, Belene kampının son kalan tutuklarının bugüne kadar az bilinen öykülerini konu alıyor.

Sofya'daki bir sinema salonunda düzenlenen gösterime Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, Bulgaristan Başbakanı Andrey Gyurov, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Korman İsmailov, Enerji Bakanı Traycho Traykov, Eğitim ve Bilim Bakanı Sergey Ignatov, milletvekilleri, belgesel ekibi ve sinemaseverler katıldı.

Yapımcıdan Ortak Çaba Vurgusu

Belgeselin yapımcılığını üstlenen Yeni Bulgar Üniversitesi Rektörü Prof. Plamen Doynov, açılış konuşmasında, "Bu filmi, bugün sınırlarla ayrılmış olsalar da daha yüce bir anlamda birlikte kalmaya devam eden, kendileri ve gerçekleri üzerine düşünen Bulgarlar ile Türklerin ortak gayreti olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

Büyükelçi Uyanık'tan Anlamlı Mesaj

Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık ise Yeni Bulgar Üniversitesi'ni, yapım ekibini ve filmde yer alan mağdurları tebrik ederek, "Komünist rejim döneminde Bulgaristan Türklerinin yaşadığı acılar, mağduriyetler, baskı ve zulmü birinci ağızdan dinleme imkanı bulduk. Bugün geldiğimiz noktada, böylesine önemli bir ortak hafıza çalışmasının yapılmasını çok değerli buluyoruz" dedi.

Yönetmen ve Senaristten Proje Detayları

Belgeselin yönetmeni Dimitar Kotsev-Shosho, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, çekimlerin sadece bir hafta sürdüğünü ancak hazırlık aşamasının iki yılı aşkın bir zaman aldığını belirtti. Kotsev-Shosho, en büyük zorluğun 40 farklı hikayeyi tek bir bütün halinde sunmak olduğunu dile getirerek, "Her karakter, ayrı bir film kadar derin ve özgün. Ancak 40 film çekmek mümkün değildi, tek bir film yapmamız gerekiyordu. Film, komünist rejimin Türk kökenli Bulgar vatandaşlarına karşı işlediği suçların boyutlarını göstermeliydi" diye konuştu.

Senarist Hristo Hristov, film için yaptığı kapsamlı araştırmalar ve röportajların en önemli hazırlık aşaması olduğunu vurgulayarak, "Bu insanlarla konuşmaya başladığımda Bulgar toplumunun bu hikayeyi bilmediğini fark ettim. Bu, büyük bir trajedi, acı ve ıstırabın öyküsüydü ve onların anlattıkları beni derinden etkiledi" ifadelerini kullandı.

Röportajlar ve Dramatik Anlatımlar

Hristov, 40'tan fazla röportaj gerçekleştirdiğini belirterek, "Erkekler yaşadıkları açlık, aşağılanma ve zorlukları anlatıyordu. Ancak en büyük dram ailelerin yaşadıklarıydı. O kadınlar ve çocuklar yalnız bırakılmış, tamamen kaderin insafına terk edilmişti. Para ve imkan yoktu. Bu gerçekten korkunç bir trajediydi. Eşlerini Belene'ye ziyarete gittiklerinde 'görüşme yok' denilmesi ise bambaşka bir dram oluşturuyordu" dedi.

STK Temsilcisinden Önemli Açıklamalar

Sivil toplum kuruluşu Bilgi Erişim Programı Direktörü Aleksandar Kaşımov, belgeselden büyük etkilendiğini ifade ederek, "Bu insanların yaşadığı acılara ve verdikleri mücadeleye derin empati duyuyorum" dedi. Kaşımov, komünist rejim döneminde Türklere karşı işlenen suçlara ilişkin belgelere ulaşmak için çaba harcadıklarını anlatarak, "Yasaları kullanarak savcılıktan daha fazla bilgi edinmeye ve sorumluları ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Ancak savcılık, bilgi taleplerini reddediyor. Ayrıca yok edilen belgelere dair elimizde kanıtlar var, bu çok ciddi ve endişe verici bir durum" diye konuştu.

Kaşımov, belgeselin bir son değil, başlangıç olduğunu belirterek, "Bulgaristan halkının haklarını ve özgürlüklerini güvence altına alabileceğini göstermelidir" dedi.

Mağdurun Duygusal Anlatımı

Filmde yer alan mağdurlardan Ahmet Alpay ise filmi izlerken gözyaşlarını tutamadığını ifade ederek, "Çekimler sırasında Belene'de bulunurken geçmişi hatırladık ve sadece hatırlamakla kalmayıp, orada yaşadığımız acıları tekrar tekrar yaşadık" dedi.

Alpay, belgeselin kendileri için bir çağrı niteliğinde olduğunu belirterek, "Bize bu acıları yaşatanların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğine inanıyoruz. 30 yılı aşkın süredir hukuki mücadele veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.

Paylaş:
Deniz Yıldız

Deniz Yıldız

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar.

Magazin Bülteni 2025 Her Hakkı Saklıdır.