Abdi İbrahim, sürdürülebilirlik alanındaki uzun vadeli yaklaşımıyla 2025 Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda istikrarlı başarısını sürdürüyor. Çevresel etkileri önceliklendiren iş modelleriyle şirket, 2025 CDP İklim Değişikliği Programı’nda üçüncü kez A notu alarak global iklim liderleri arasında yerini sağlamlaştırdı. Ayrıca Su Güvenliği Programı’nda notunu A-’den A’ya yükselterek her iki alanda da güçlü performans sergiledi.
Hayatı ve geleceği iyileştirme misyonuyla faaliyet gösteren Abdi İbrahim, çevresel sorumluluğu karar alma süreçlerinin merkezine koyuyor. HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında şirket, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen dönüşüm yolculuğunu başarıyla sürdürüyor. Bu hedef doğrultusunda belirlenen sera gazı emisyon azaltımı ve net sıfır hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylandı. Bu yaklaşım, 2025 Karbon Saydamlık Projesi sonuçlarına da yansıdı. Abdi İbrahim, İklim Değişikliği Programı’nda üçüncü kez A Listesi’nde yer alırken, Su Güvenliği Programı’ndaki notunu A-’den A’ya yükselterek sürdürülebilirlikteki istikrarlı ilerlemesini uluslararası platformda bir kez daha kanıtladı. Şirket, Türk ilaç sektöründe bu başarıyı elde eden ilk ve tek firma olma özelliğini koruyor.
“Topluma ve dünyaya olumlu bir iz bırakmak önceliğimiz”
Abdi İbrahim’in CDP başarısı hakkında değerlendirmede bulunan İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül, “Türk ilaç sektörünün 24 yıldır kesintisiz lideri olarak ekonomik faaliyetlerimizi sürdürürken, topluma ve yaşadığımız dünyaya olumlu bir iz bırakmayı her zaman öncelikli gördük. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların daha iyi bir dünya için belirlediği küresel hedeflere katkı sağlamayı kurumsal sorumluluğumuz olarak benimsiyoruz. Sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında attığımız istikrarlı adımların karşılık bulması, gelecekteki çalışmalarımız için önemli bir motivasyon kaynağıdır. 114 yıllık geçmişimizle ilaç sektöründe birçok ilke imza atan bir şirket olarak, sürdürülebilirlik alanında da öncülük etmekten gurur duyuyoruz.” dedi.
İklim risklerine kapsamlı yaklaşım
İklim riskleri ve doğal kaynaklara erişimin giderek kritikleştiğine dikkat çeken Dr. Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü: “2034 ve 2050 için belirlediğimiz sera gazı emisyon azaltımı ve 2050 net sıfır emisyon hedeflerimizi Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onayladı. Bu hedefler doğrultusunda enerji verimliliği, üretim süreçleri, kaynak kullanımı ve tedarik zinciri gibi alanlarda kapsamlı bir dönüşüm yönetiyoruz. Bu dönüşümü sadece operasyonel iyileştirmelerle sınırlamıyor; risk yönetimi, yönetişim ve şeffaf raporlama ile desteklenen bütüncül bir çerçevede ilerletiyoruz. Uluslararası bağımsız otoriteler tarafından yapılan değerlendirmelerde elde edilen bu sonuçlar, attığımız adımların doğruluğunu görmek açısından bizim için anlamlı ve gurur verici.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
